Trafik kazası tazminatı kartı: kural olarak zamanaşımı iki yıl, kaza suç oluşturuyorsa yaralanmada sekiz ölümde on beş yıldır.

Trafik Kazası Tazminatı: Ölümlü ve Yaralanmalı Kazalar

Trafik kazasında tazminat tek bir talep değil, bir talepler toplamıdır: destekten yoksun kalma, iş göremezlik, tedavi giderleri, manevi tazminat, araç değer kaybı. Her birinin muhatabı, süresi ve mahkemesi farklıdır — ve süreç sigortaya yazılı başvuruyla başlar.

Kısa cevap

Aracın işleteni kusursuz sorumludur (KTK m. 85). Zarar gören, kusuru ve zararı ispatlamak zorunda değildir; işletme ile zarar arasındaki nedensellik bağını göstermesi yeterlidir. Sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacısı müteselsilen sorumludur.

Dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur (KTK m. 97). Şirket 15 gün içinde cevap vermez ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilebilir.

Süre, zararı ve sorumluyu öğrenmekten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıldır (KTK m. 109). Ancak fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır: yaralamada sekiz, ölümde on beş yıl.

01Kimler sorumludur

Trafik kazası sorumluluğunun ekseni işleten kavramıdır. İşleten, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere kullanan kişidir — çoğu zaman ruhsat sahibidir, ancak uzun süreli kiralamada veya ariyet ilişkisinde bu değişebilir.

2918 s. Karayolları Trafik Kanunu m. 85/1

“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

Bu bir kusursuz sorumluluktur. Zarar görenin işletenin kusurunu ispatlaması gerekmez; zararı ve zararın aracın işletilmesinden doğduğunu göstermesi yeterlidir. İşleten ancak kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusuru gibi bir nedenin varlığını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Kusur oranı tazminatın tamamını değil, tutarını belirler. Zarar görenin de kusuru varsa — emniyet kemeri takmamak, kırmızı ışıkta geçmek, alkollü araca binmek gibi — hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapılır. Buna müterafik kusur denir. Kusur oranları, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporlarıyla belirlenir; hukuk mahkemesi ceza dosyasındaki kusur tespitiyle bağlı değildir, ancak fiilin işlendiğine ilişkin maddi vakıa tespitleri bağlayıcıdır.

Uygulamada dava genellikle üç kişiye birlikte yöneltilir: sürücü (haksız fiil sorumlusu), işleten (kusursuz sorumlu) ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı. Üçü müteselsilen sorumludur; zarar gören alacağının tamamını herhangi birinden isteyebilir. Sigortacının sorumluluğu ise poliçe limitiyle sınırlıdır — limitin üstü işletende ve sürücüde kalır.

Sigortasız araç ya da kaçan sürücü

Aracın zorunlu trafik sigortası yoksa, sigortacı iflas etmişse ya da çarpan araç tespit edilememişse zarar gören Güvence Hesabı‘na başvurabilir. Başvuru ve süre kuralları sigorta şirketiyle aynıdır.

02Hangi tazminatlar istenebilir

Kazanın sonucuna göre talep kalemleri değişir. Aşağıdaki tablo, hangi durumda kimin neyi isteyebileceğini özetler.

Kazanın sonucuTalep sahibiİstenebilecek kalemler
ÖlümDestek gören yakınlarDestekten yoksun kalma, cenaze giderleri, ölüm öncesi tedavi giderleri, manevi tazminat
YaralanmaYaralanan kişiTedavi giderleri, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (maluliyet), ekonomik geleceğin sarsılması, manevi tazminat
Ağır yaralanmaYakınlarYansıma yoluyla manevi tazminat
Maddi hasarAraç malikiOnarım gideri, araç değer kaybı, ikame araç ve kazanç kaybı

Bu kalemlerin bir kısmı zorunlu trafik sigortası teminatı içindedir, bir kısmı değildir. Manevi tazminat zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir; yalnızca işleten ve sürücüden istenebilir. Araç değer kaybı ise teminat içindedir.

03Ölümlü kaza: destekten yoksun kalma

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağlığında düzenli olarak destek olduğu kişilerin bu desteği yitirmesinden doğan zararı karşılar. Talep hakkı mirasçılıktan değil, fiilen destek görmüş olmaktan doğar — bu, uygulamada en çok karıştırılan noktadır.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, mirası reddeden yakın da destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; talep terekeye ait değil, kendi şahsına ait bir alacaktır. İkincisi, mirasçı olmayan ancak fiilen desteklenen kişiler de — örneğin nişanlı ya da fiilen bakılan bir yakın — koşulları varsa talepte bulunabilir.

Kimin “destek” sayılacağı fiilî duruma bakılarak belirlenir. Eş ve küçük çocuklar bakımından destek karinesi vardır; ayrıca ispat aranmaz. Anne baba, ergin çocuk ya da kardeş için ise fiilen ve düzenli biçimde desteklenmiş olmak gösterilmelidir. Destek yalnızca para olarak da düşünülmez: ev işlerini gören eşin emeği ya da yaşlı anne babaya sağlanan bakım da destek sayılır.

Hesap, bilirkişi marifetiyle ve güncel yaşam tablosu üzerinden yapılır: ölenin muhtemel bakiye ömrü ve çalışma süresi, geliri (belgelenemiyorsa asgari ücret), desteğin pay oranı, eşin yeniden evlenme ihtimali ve destek görenlerin bakiye ömürleri hesaba katılır. Ödenen sigorta tazminatı, hesaplanan tutardan mahsup edilir.

Kusur, talebi tümüyle ortadan kaldırmaz

Ölen sürücünün kusurlu olması, yakınlarının zorunlu trafik sigortasından tazminat almasına kendiliğinden engel değildir. Destek görenler, ölenin kusuru nedeniyle indirime tabi tutulsalar da kendi şahsi zararlarını isteyebilirler.

04Yaralanmalı kaza: maluliyet ve iş göremezlik

Yaralanan kişinin talepleri iki başlıkta toplanır. Fiilî zararlar: tedavi giderleri, ilaç ve protez bedelleri, refakatçi giderleri, iyileşme süresince uğranılan kazanç kaybı. Kalıcı zararlar: sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar.

Sürekli iş göremezlik tazminatının belirleyicisi maluliyet oranıdır. Oran, yetkili sağlık kuruluşunun düzenlediği ve yürürlükteki engellilik değerlendirme mevzuatına dayanan rapora göre saptanır; kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınır. Rapor sonradan alınsa dahi maluliyet, kaza tarihindeki duruma göre değerlendirilir.

Tazminat, maluliyet oranı ile kişinin geliri ve bakiye çalışma ömrü birlikte hesaplanarak bulunur. Geliri belgelenemeyen kişi için asgari ücret esas alınır. Kişi çalışmıyor olsa bile — ev hanımı, öğrenci — beden gücündeki kayıp ekonomik bir zarar sayılır ve tazminata konu olur.

05Manevi tazminat

Manevi tazminat, çekilen acı ve elem karşılığıdır; zenginleşme aracı değildir. Hâkim tutarı belirlerken tarafların ekonomik durumunu, kusur derecelerini, olayın ağırlığını ve zarar görenin duyduğu elemin yoğunluğunu birlikte değerlendirir.

Ölüm hâlinde yakınlar kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir. Yaralanmada kural, yalnızca yaralanan kişinin talep edebilmesidir; ancak ağır bedensel zarar hâllerinde yakınların da yansıma yoluyla manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmektedir.

Önemli bir sınır: manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışındadır. Sigorta şirketine karşı manevi tazminat talebi sonuç vermez; bu talep işletene ve sürücüye yöneltilir.

06Araç değer kaybı ve maddi hasar

Kaza sonrası onarılan araç, onarım kusursuz olsa bile ikinci el piyasasında hasar kaydı nedeniyle değer yitirir. Bu fark araç değer kaybıdır ve kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından istenebilir.

Değer kaybının yanında onarım gideri, aracın kullanılamadığı sürede ortaya çıkan ikame araç bedeli ve ticari araçlarda kazanç kaybı da talep edilebilir. Aracın onarımı ekonomik olarak mümkün değilse — pert hâli — rayiç bedel ile sovtaj (hurda) bedeli arasındaki fark istenir.

Değer kaybı talebi de sigortaya yazılı başvuru şartına tabidir; başvuru sonuçsuz kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu hızlı ve düşük maliyetli bir yoldur.

07Zorunlu ilk adım: sigortaya başvuru

KTK m. 97

“Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”

Bu başvuru bir formalite değil, dava şartıdır. Yapılmadan açılan dava usulden reddedilme riski taşır. İyi haber, eksikliğin sonradan giderilebilmesidir.

Yargıtay 17. HD · 11.12.2018 · E. 2018/4932, K. 2018/12056

Sigorta şirketine veya Güvence Hesabı’na yazılı başvuru yapılması tamamlanabilir bir dava şartıdır. Mahkeme, HMK m. 115/2 uyarınca süre vererek eksikliğin giderilmesini sağlamalı, doğrudan ret kararı vermemelidir.

Başvuruya kaza tespit tutanağı, kusur durumunu gösteren belgeler, sağlık raporları ve giderlere ilişkin belgeler eklenir. Başvurunun ve eklerinin tarihli biçimde kayda geçirilmesi, on beş günlük sürenin başlangıcını ispat bakımından önemlidir.

08Görevli mahkeme ve arabuluculuk

Görevli mahkeme davalıya göre değişir ve bu ayrım, arabuluculuğun zorunlu olup olmadığını da belirler.

DavalıGörevli mahkemeArabuluculuk
Sigorta şirketiAsliye ticaret mahkemesiDava şartı (TTK m. 5/A)
Sürücü / işletenAsliye hukuk mahkemesiİhtiyari
BirlikteAsliye ticaret mahkemesiSigorta yönünden dava şartı

Yetki bakımından zarar gören seçimlik hakka sahiptir: davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir. Bu esneklik, uzaktaki bir sigorta şirketinin merkezine gitmek zorunda kalmamayı sağlar.

Sigorta şirketine karşı talepler için mahkeme yerine Sigorta Tahkim Komisyonu da tercih edilebilir. Tahkim yolu genellikle daha hızlı ve daha az masraflıdır; ancak yalnızca üye sigorta şirketlerine karşı işler ve işleten ile sürücüye yöneltilecek talepler bu yola konu edilemez.

09Zamanaşımı

KTK m. 109

“Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.”

İkinci fıkra, pratikte birinci fıkradan daha önemlidir. Trafik kazalarının çoğu taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçunu oluşturur; bu durumda kısa süreler yerine ceza zamanaşımı uygulanır.

Yargıtay HGK · 16.09.2015 · E. 2014/17-116, K. 2015/1771

Trafik kazasında ölüme sebebiyet veren eylem taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan, maddi tazminat talepleri bakımından da ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Kazanın niteliğiUygulanan süre
Yalnızca maddi hasar2 yıl / en çok 10 yıl
Yaralanmalı (taksirle yaralama)8 yıl
Ölümlü (taksirle öldürme)15 yıl

Süre, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruyla kesilmez ancak başvurunun cevapsız kaldığı süre boyunca işlemeye devam eder; bu nedenle başvuru ile dava arasındaki zamanın uzatılmaması gerekir.

31 Temmuz 2026: faiz kuralı değişti

16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, Türk Borçlar Kanunu m. 55’e iki fıkra ekledi. Buna göre çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatında faiz artık ikiye bölünüyor: zarar görenin ya da destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata olayın meydana geldiği tarihten, kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletiliyor.

Aynı değişiklikle, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemeler tazminattan nominal olarak değil, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminata oranlanarak mahsup ediliyor. Uzun süren dosyalarda talep edilebilecek faiz tutarını doğrudan etkiler; dava ve ıslah dilekçelerinde faiz başlangıçlarının dönemlere ayrılarak yazılması gerekir.

10Kontrol listesi

  • Kaza tespit tutanağı, varsa ceza soruşturması dosyası ve bilirkişi kusur raporu temin edildi mi?
  • Kazaya karışan araçların ruhsat ve zorunlu trafik sigortası bilgileri çıkarıldı mı?
  • İşleten ile sürücü aynı kişi mi; uzun süreli kiralama veya ariyet ilişkisi var mı?
  • Aracın sigortası yok ya da çarpan araç belirsizse Güvence Hesabı seçeneği değerlendirildi mi?
  • Sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldı mı; başvuru ve ekleri tarihli olarak kayda geçirildi mi?
  • On beş günlük cevap süresi doldu mu; cevap talebi karşılıyor mu?
  • Yaralanmada maluliyet raporu, kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata göre alındı mı?
  • Ölümde destek gören kişiler ve destek oranları belirlendi mi?
  • Manevi tazminat, sigortadan değil işleten ve sürücüden mi isteniyor?
  • Zamanaşımı hangi süreye tabi — 2, 8 yoksa 15 yıl mı; süre ne zaman doluyor?

11Sık sorulan sorular

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?

Kural, zararı ve sorumluyu öğrenmekten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıldır. Ancak kaza suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır: taksirle yaralamada sekiz, taksirle öldürmede on beş yıl.

Dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunda mıyım?

Evet. KTK m. 97 uyarınca yazılı başvuru dava şartıdır. Şirket on beş gün içinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilebilir. Yargıtay bu şartı tamamlanabilir bir dava şartı sayar.

Ölen sürücü kusurluysa yakınları tazminat alabilir mi?

Destekten yoksun kalma tazminatı, destek görenlerin kendi şahsi zararıdır ve mirasçılık sıfatından bağımsızdır. Ölenin kusuru indirim sebebi olabilir, ancak talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Mirası reddedersem tazminat hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. Destekten yoksun kalma tazminatı terekeye dâhil değildir; destek gören kişinin kendi malvarlığında doğan bir alacaktır. Mirasın reddi bu talebi etkilemez.

Manevi tazminatı sigorta şirketinden isteyebilir miyim?

Hayır. Manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışındadır. Bu talep işletene ve sürücüye yöneltilir.

Dava hangi mahkemede açılır?

Sigorta şirketine karşı asliye ticaret mahkemesinde ve arabuluculuk dava şartı tamamlandıktan sonra; sürücü ve işletene karşı asliye hukuk mahkemesinde. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri, kaza yeri veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi seçilebilir.

Aracım onarıldı, yine de değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Onarım kusursuz olsa bile hasar kaydı aracın ikinci el değerini düşürür. Bu fark, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından istenebilir.

Yasal uyarı. Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık ya da vekâlet ilişkisi doğurmaz. Trafik kazası tazminatının tutarı kusur oranlarına, maluliyet derecesine, gelir durumuna ve poliçe limitlerine göre değişir; buradaki açıklamalar hesaplama yerine geçmez. Zamanaşımı süreleri kaçırıldığında hak kaybı doğar; mevzuat ve içtihadın güncel hâli kontrol edilerek gecikmeden bir avukata danışılması gerekir.