Tebligat Kanunu m. 21/1 ile 21/2 karşılaştırması: bilinen adreste araştırma zorunlu, adres kayıt sistemi adresinde aranmaz

Usulsüz Tebligat ve Tebligatın Geçerliliği: Şartlar ve Öğrenme Tarihi

Bir davayı kaybetmenin en sessiz yolu, tebligatın usulüne uygun olup olmadığını sorgulamamaktır. Süreler tebliğ tarihinden işler; tebliğ sakatsa süre de işlemez. Tebligatın geçerlilik şartları ve usulsüzlüğün sonucu.

Kısa cevap

Tebligat kural olarak muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Muhatap veya kendisine tebligat yapılabilecek kimseler adreste bulunmazsa evrak muhtara teslim edilir, kapıya ihbarname yapıştırılır (Teb. K. m. 21/1).

Adres, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, muhatap orada hiç oturmamış olsa dahi aynı usul uygulanır (m. 21/2) — bu iki fıkra birbirine karıştırılmamalıdır.

Tebligat usulsüz olsa bile muhatap öğrenmişse geçerli sayılır; ancak tebliğ tarihi, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihidir (m. 32). Süreler o tarihten işlemeye başlar.

01Tebligat neden bu kadar önemli

Hukukta neredeyse bütün süreler bir tebliğ tarihinden başlar: itiraz süresi, istinaf süresi, cevap süresi, ödeme emrine itiraz süresi. Tebligat, kişinin kendisine karşı yürütülen bir işlemden haberdar olmasını sağlayan araçtır; bu yüzden usulü kanunla en ince ayrıntısına kadar düzenlenmiştir.

Düzenlemenin kaynağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliktir. Buradaki kuralların çoğu şekil kuralıdır ve şekil kurallarında amaç, muhatabın gerçekten haberdar olmasını güvence altına almaktır. Bu nedenle mahkemeler tebligat usulünü katı biçimde denetler.

Pratik sonuç şudur: bir borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmediği için takip kesinleşmiş görünüyorsa, atılacak ilk adım dosyadaki tebliğ mazbatasını okumaktır. Mazbatadaki tek bir eksik kayıt, kesinleşmiş sanılan bir takibi geriye döndürebilir.

02Tebligat kime yapılır

Kanun bir sıra düzeni kurmuştur; tebliğ memuru bu sırayı atlayamaz.

  • Muhatabın kendisi. Tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır (m. 10). Bilinen son adres tebligata elverişli değilse veya oraya tebligat yapılamıyorsa, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen son adres kabul edilir.
  • Aynı konutta oturanlar veya hizmetçiler. Muhatap adreste bulunmazsa tebliğ, kendisiyle aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (m. 16). Burada iki şart vardır: kişi görünüşe göre onsekiz yaşından aşağı olmamalı ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmamalıdır.
  • Otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde tebliğ, kurumun müdürü veya idare amiri ya da yetkili memurlar aracılığıyla yapılır (m. 17).
  • Tüzel kişilerde tebliğ, yetkili temsilcilerine; temsilci birden fazlaysa yalnız birine yapılır (m. 12). Temsilci adreste bulunmazsa o yerdeki memur veya müstahdemlerden birine yapılır (m. 13).
  • Vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil varken asile yapılan tebligat, süreleri işletmez.
Sık görülen hata

Kapıcıya veya komşuya yapılan tebligat kural olarak geçersizdir. Kapıcı ve komşu, m. 21/1 uyarınca yalnızca haber verilecek kişilerdir; evrakın kendilerine teslim edileceği kişiler değildir.

03Muhatap adreste yoksa: m. 21/1

Muhatap ya da kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri adreste bulunmuyorsa veya evrakı almaktan kaçınıyorsa, tebliğ memuru evrakı geri götürmez; kanunun öngördüğü işlemleri yapar.

7201 s. Tebligat Kanunu m. 21/1

“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.”

Bu fıkranın uygulanabilmesi için Yönetmelik, tebliğ memuruna ek bir yük getirir: muhatabın adreste neden bulunmadığı araştırılmalı ve mazbataya yazılmalıdır. “Kapı kapalı”, “adreste tanınmıyor” gibi tek cümlelik kayıtlar yeterli görülmez; muhatabın geçici mi ayrıldığı, ne zaman döneceği, kimden soruşturulduğu tespit edilmelidir. Bu araştırmanın yapılmamış olması tebligatı usulsüz kılar.

Ayrıca m. 21/1 tebligatında tebliğ tarihi, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir; muhtardan evrakın alındığı tarih değil.

04Adres kayıt sistemi adresi: m. 21/2

2011’de eklenen ikinci fıkra, farklı bir durumu düzenler: tebligatın çıkarıldığı adres, muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresi ise.

7201 s. Tebligat Kanunu m. 21/2

“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.”

Ölçütm. 21/1m. 21/2
Hangi adresBilinen herhangi bir adresAdres kayıt sistemindeki yerleşim yeri
Bulunmama sebebi araştırılır mıEvet, araştırılır ve mazbataya yazılırHayır, aranmaz
Muhatap orada hiç oturmamışsaTebligat usulsüz olurTebligat yine geçerlidir
Mazbatada özel kayıtAraştırma kaydıAdresin ADK adresi olduğu ve “21/2” şerhi
Tebliğ tarihiİhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih

Uygulamada en sık görülen sakatlık, tebligatın m. 21/2’ye göre yapılmış gibi işlem görmesine rağmen mazbatada adresin adres kayıt sistemi adresi olduğunun ve 21/2 şerhinin bulunmamasıdır. Bu durumda tebligat 21/1 kurallarına tabi olur; araştırma yapılmadığı için de usulsüz hâle gelir.

05Tüzel kişilere tebligatın farkı

Şirketler, dernekler ve vakıflar bakımından mantık değişir. Gerçek kişi “işte”, “hastanede”, “memlekette” olabilir; bu yüzden onun adreste bulunmama sebebini araştırmak anlamlıdır. Tüzel kişi ise ya adresindedir ya değildir — geçici olarak ayrılmış olması kavramsal olarak mümkün değildir.

Bu ayrım Yargıtay içtihadında yerleşmiştir: tüzel kişiye çıkarılan tebligatta, yetkili temsilci veya memur adreste bulunamadığında bulunmama sebebinin araştırılması aranmaz. Şirketin ticaret sicilindeki adreste faaliyet göstermemesi, tebligatın geçersizliği değil, m. 21/1’in uygulanması sonucunu doğurur.

06Yargıtay kararı: araştırma zorunluluğu

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — E. 2018/1097, K. 2018/2137, T. 28.02.2018

Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte borçlu şirket, kendisine gönderilen örnek 7 ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurmuştur.

Daire, ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince yapıldığını tespit etmiş ve şirket bakımından adreste bulunmama sebebinin araştırılmasının gerekmediğine hükmetmiştir. Kararın gerekçesi açıktır: adreste bulunmama sebebinin araştırılması hususu, gerçek kişiler yönünden aranan bir şarttır.

Karardan çıkarılacak pratik sonuçlar:

  • Borçlu bir şirketse, “tebliğ memuru neden orada olmadığımızı araştırmadı” itirazı tek başına sonuç vermez.
  • Borçlu gerçek kişiyse, aynı eksiklik tebligatı usulsüz kılar ve süreleri işletmez.
  • Her iki hâlde de mazbatanın diğer zorunlu kayıtları (muhtara teslim, kapıya yapıştırma, komşu/yöneticiye haber verme) ayrıca denetlenir.

07Elektronik tebligat

Belirli kişi ve kurumlar için tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur (m. 7/a). Bu kapsamda özellikle şunlar sayılabilir: kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, baro levhasına yazılı avukatlar, noterler, sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.

7201 s. Tebligat Kanunu m. 7/a

“Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”

Bu kural yanlış anlaşılmaya çok müsaittir. Süre, e-tebligatın okunduğu gün değil, sisteme ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda başlar. Muhatap ikinci gün okusa dahi tebliğ tarihi değişmez; hiç okumasa da beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Zorunlu kapsamdakiler için fiziki tebligata dönülmesi, ancak elektronik tebligatın yapılamaması hâlinde söz konusu olur.

08Usulsüz tebligatın sonucu: m. 32

Usulsüz tebligat yok hükmünde değildir. Kanun daha ölçülü bir çözüm getirmiştir.

7201 s. Tebligat Kanunu m. 32

“Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”

Bu hüküm iki yönlü işler. Bir yandan usulsüz tebligatı büsbütün geçersiz saymaz; öte yandan tebliğ tarihini muhatabın beyanına bağlar. Muhatap “ben bu evrakı 12 Mayıs’ta öğrendim” diyorsa, aksi ispat edilmedikçe tebliğ tarihi 12 Mayıs’tır ve bütün süreler o günden işlemeye başlar.

Beyan edilen tarihin doğruluğu karşı tarafça çürütülebilir. Muhatabın daha önce dosyaya girmiş olması, dosyadan belge örneği alması, aynı takiple ilgili bir ödeme yapması gibi olgular öğrenmenin daha erken gerçekleştiğini gösterir. Bu nedenle “öğrendim” denen tarih dikkatli seçilmelidir.

Dikkat

Tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmek, tebligattan sonra kaçırılmış her süreyi otomatik olarak geri getirmez. Muhatabın öğrenme tarihinden itibaren öngörülen sürede harekete geçmesi gerekir; bu süreler de kısadır.

09Hangi yola nasıl başvurulur

Usulsüz tebligata karşı izlenecek yol, tebligatın yapıldığı sürece göre değişir.

DurumBaşvuru yoluSüre
İcra takibinde ödeme emriİcra mahkemesine şikâyet (İİK m. 16)Öğrenmeden itibaren 7 gün
İtiraz süresi kaçmışsaGecikmiş itiraz (İİK m. 65)Engelin kalkmasından itibaren 3 gün
Yargılamada süre kaçmışsaEski hâle getirme (HMK m. 95 vd.)Engelin kalkmasından itibaren 2 hafta
Karar tebliği usulsüzseKanun yolu süresi öğrenme tarihinden işlerİlgili kanun yolu süresi

Şikâyet yoluna başvururken talebin iki ayaklı kurulması gerekir: tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi. Yalnızca “tebligat usulsüzdür” denmesi çoğu zaman yetersiz kalır, çünkü mahkemenin hükmedeceği sonuç tarihin düzeltilmesidir.

Ayrıca m. 35 uyarınca, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmış olan kişi adresini değiştirirse yenisini bildirmekle yükümlüdür. Bildirmezse sonraki tebligatlar eski adrese yapılır ve geçerli sayılır. “Taşındım, haberim olmadı” savunması bu hüküm karşısında sonuç vermez.

10Kontrol listesi

Elinizdeki tebliğ mazbatasında şunlara bakın:

  • Tebliğ hangi adrese çıkarılmış; bu adres muhatabın bilinen son adresi mi?
  • Mazbatada adresin adres kayıt sistemi adresi olduğu ve “21/2” şerhi var mı?
  • Muhatap gerçek kişiyse, adreste bulunmama sebebi araştırılıp yazılmış mı?
  • Evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine veya zabıta amirine imza karşılığı teslim edilmiş mi?
  • İhbarname binanın kapısına yapıştırılmış ve bu husus mazbataya yazılmış mı?
  • En yakın komşu, yönetici veya kapıcıya haber verildiği belirtilmiş mi?
  • Evrakı teslim alan kişinin muhatapla ilişkisi (aynı konutta oturan, çalışan) yazılmış mı?
  • Teslim alan kişi onsekiz yaşından küçük veya bariz şekilde ehliyetsiz mi?
  • İşin vekille takip edildiği hâlde tebligat asile mi yapılmış?
  • Muhatap tüzel kişiyse tebliğ yetkili temsilciye ya da memur/müstahdeme mi yapılmış?
  • Tebliğ memurunun imzası, tarih ve mazbata numarası eksiksiz mi?

11Sık sorulan sorular

Tebligatı kapıcı aldıysa geçerli mi?

Kural olarak hayır. Kapıcı ve komşu, m. 21/1’de yalnızca durumdan haberdar edilecek kişiler olarak sayılmıştır; evrakın kendilerine teslim edileceği kişiler değildir. Evrakın muhtara, ihtiyar heyeti üyesine veya zabıta amirine teslim edilmesi gerekir.

Adresimde hiç oturmadım, tebligat yine de geçerli olur mu?

Tebligat adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinize çıkarılmışsa evet. Teb. K. m. 21/2, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya oradan sürekli ayrılmış olması hâlinde bile tebligatı geçerli sayar. Bu nedenle adres kayıt sistemindeki adresin güncel tutulması önemlidir.

Usulsüz tebligatı öğrendim, ne kadar sürem var?

Yola göre değişir: icra takibinde şikâyet için öğrenmeden itibaren yedi gün, gecikmiş itiraz için engelin kalkmasından itibaren üç gün, yargılamada eski hâle getirme için iki hafta. Süreler kısadır, gecikmeden hareket edilmelidir.

E-tebligat ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?

Muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda. Okuyup okumamanız sonucu değiştirmez; hiç açmasanız da beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

Şirketimiz ticaret sicilindeki adreste faaliyet göstermiyor, tebligat geçersiz olur mu?

Hayır. Yargıtay uygulamasında tüzel kişiler bakımından adreste bulunmama sebebinin araştırılması aranmaz. Bu hâlde m. 21/1 uygulanır ve tebligat geçerli sayılır. Adres değişikliğinin sicile tescil ettirilmesi şirketin kendi yükümlülüğüdür.

Vekilim varken bana tebligat yapıldı, süre işler mi?

Hayır. Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir; asile yapılan tebligat süreleri işletmez. Bu durum tebligatın usulsüzlüğü olarak ileri sürülebilir.

Tebliğ tarihi olarak istediğim tarihi beyan edebilir miyim?

Beyan edilen tarih esas alınır, ancak mutlak değildir. Karşı taraf, dosyadan belge alınması veya kısmi ödeme gibi olgularla daha erken öğrendiğinizi ispatlayabilir. Bu nedenle beyan edilen tarihin gerçek ve savunulabilir olması gerekir.

Yasal uyarı. Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık ya da vekâlet ilişkisi doğurmaz. Tebligat uyuşmazlıkları mazbatadaki kayıtlara ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Süreler çok kısa olduğundan, mevzuat ve içtihadın güncel hâli kontrol edilerek vakit geçirilmeden bir avukata danışılması gerekir.