Reddi miras karşılaştırma kartı: süresinde ret üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılır, süre kaçtıysa TMK m. 605/2 uyarınca hükmen ret yolu süresizdir.

Reddi Miras (Mirasın Reddi): Süre, Şartlar ve Hükmen Ret

Mirasçı olmak bir zorunluluk değildir. Tereke borca batıksa mirasçı, mirasbırakanın borçlarından kendi malvarlığıyla sorumlu tutulmamak için mirası reddedebilir. Ancak süre kısadır, yol iki tanedir ve yanlış kapıya vurmak hak kaybına yol açar.

Kısa cevap

Miras üç ay içinde reddedilebilir. Süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünün ve kendi mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarihte başlar (TMK m. 606). Başvuru, sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız bir beyanla yapılır (TMK m. 609). Buna gerçek ret denir.

Mirasbırakan ölüm tarihinde ödemeden âciz idiyse miras zaten reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Buna hükmen ret denir ve üç aylık süreye tâbi değildir; alacaklıya karşı her zaman ileri sürülebilir.

En sık yapılan hata, yalnızca kendisinin reddetmesidir. Reddeden mirasçının payı, o kişi miras açıldığında sağ değilmiş gibi alt sıradaki hak sahiplerine — çoğu zaman kendi çocuklarına — geçer (TMK m. 611). Bu nedenle ret, altsoyun tamamı için ayrı ayrı yapılır.

01Reddi miras nedir, kaç yolu vardır

Türk hukukunda miras, ölümle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer. Mirasçının bir kabul beyanına ihtiyacı yoktur; tereke aktifiyle ve pasifiyle bir bütün olarak intikal eder. Bunun doğal sonucu şudur: mirasçı, mirasbırakanın borçlarından kendi kişisel malvarlığıyla sorumlu hâle gelir.

Kanun bu ağır sonucu dengelemek için mirasçıya bir çıkış yolu tanır — mirasın reddi. Halk arasındaki adıyla reddi miras, mirasçının kendisine kendiliğinden geçmiş olan mirası geriye etkili biçimde reddetmesidir.

4721 s. Türk Medeni Kanunu m. 605

“Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.

Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.”

Bu tek madde, uygulamada birbirinden tamamen ayrı iki yolun kaynağıdır:

  • Gerçek ret (iradî ret) — birinci fıkra. Mirasçı, üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurup mirası reddettiğini beyan eder.
  • Hükmen ret — ikinci fıkra. Mirasbırakan ölüm tarihinde borca batıksa, mirasın reddedilmiş sayılması için hiçbir beyana gerek yoktur; kanun bunu bir karine olarak kabul eder.

İki yolun sonucu benzerdir; şartları, süresi, görevli mahkemesi ve davalısı ise tamamen farklıdır.

02Üç aylık süre ve başlangıcı

TMK m. 606

“Miras, üç ay içinde reddolunabilir.

Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.”

Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkeme, taraflar ileri sürmese de süreyi kendiliğinden gözetir; süre geçtiğinde ret hakkı kalıcı olarak düşer.

Başlangıç noktası, dikkat isteyen asıl konudur. Kanun ölüm tarihini değil, öğrenme tarihini esas alır ve iki unsuru birlikte arar: mirasçı hem ölümü hem de kendisinin mirasçı olduğunu öğrenmiş olmalıdır. Uzak dereceden bir yakınının ölümünü duyan ancak kendisine miras düştüğünden aylar sonra haberdar olan kişi için süre, ikinci öğrenme tarihinden başlar. Ancak ispat yükü mirasçıdadır: kural, ölümü öğrenme tarihinin esas alınmasıdır; sonradan öğrenildiği iddiası ispatlanmadıkça dinlenmez.

Sürenin başlangıcının kaydığı iki özel hâl vardır. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yazımın bittiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle başlar (TMK m. 607). Mirasçı mirası reddetmeden ölmüşse ret hakkı kendi mirasçılarına geçer ve onlar için süre, mirasın kendi mirasbırakanlarına geçtiğini öğrendikleri tarihte işlemeye başlar (TMK m. 608).

TMK m. 615 — Ret süresinin uzatılması

“Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.”

Uzatma istisnaîdir ve “önemli sebep” arar. Terekenin kapsamının ciddi biçimde belirsiz olması, yurt dışında bulunma, ağır hastalık gibi hâller değerlendirilir; ancak talebin süre dolmadan yapılması gerekir. Süre geçtikten sonra uzatma istenemez.

03Gerçek ret: nereye, nasıl başvurulur

TMK m. 609 — Reddin şekli

“Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.

Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder.

Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.

Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

Gerçek ret bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir. Karşı taraf yoktur; mahkeme beyanı tespit eder ve kütüğe kaydeder. Bu nedenle mahkemenin yaptığı iş, ret beyanının süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetlemekten ibarettir.

Yargıtay 7. HD · 06.09.2022 · E. 2021/7018, K. 2022/4871

Mirasın gerçek reddinin tespiti istemi çekişmesiz yargı işidir. Bu tür işlerde kesin yetki bulunmadığından, kanunda aksine hüküm olmadıkça talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Beyanın kayıtsız ve şartsız olması zorunludur. “Borçlar şu tutarı aşarsa reddediyorum” ya da “yalnızca taşınmazlar bakımından reddediyorum” biçimindeki kısmî veya şarta bağlı ret geçersizdir. Tek istisna, kanunun kendisinin tanıdığı sonra gelen mirasçılar yararına rettir: mirasçılar reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyecekleri sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler (TMK m. 614).

Ret beyanı hâkime ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz. Dönüş, ancak ilgili tüm mirasçıların ve alacaklıların muvafakatiyle mümkündür.

04Mirasın hükmen reddi

Uygulamada asıl ağırlık burada. Üç aylık süreyi kaçırmış mirasçıların büyük bölümü, mirasbırakanın ölüm tarihinde zaten borca batık olduğunu ileri sürerek TMK m. 605/2’ye dayanır.

Hükmen ret bir karinedir: şartları varsa miras kanunen reddedilmiş sayılır, mirasçının bir beyanına gerek kalmaz. Ancak alacaklılar takip başlattığında bu durumun mahkemece tespit ettirilmesi gerekir. Açılan dava, terekenin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitine ilişkindir; niteliği itibarıyla bir menfi tespit davasıdır.

Yargıtay 14. HD · 30.05.2019 · E. 2016/11514, K. 2019/4967

Terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda, dava değeri ne olursa olsun asliye hukuk mahkemesi görevlidir. TMK m. 606’daki üç aylık süre bu davalar bakımından uygulanmaz; sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır.

Davanın davalısı tereke alacaklılarıdır. Hasımsız açılan davalarda mahkemenin husumeti alacaklılara yönelttirerek işin esasına girmesi gerekir. Yetkili mahkeme konusunda özel bir kural bulunmadığından genel yetki kuralları uygulanır; uygulamada davalı alacaklının yerleşim yeri ya da borca ilişkin işlemlerin yürütüldüğü yer mahkemesi esas alınmaktadır.

Yargıtay 2. HD · 07.04.2011 · E. 2010/16402, K. 2011/6145

Terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin dava alacaklılara karşı açılır.

İspat yükü davacı mirasçıdadır ve ölçüt tektir: ölüm tarihi. Sonradan doğan borçlar ya da sonradan düşen değerler dikkate alınmaz.

Yargıtay 14. HD · 18.04.2019 · E. 2018/4577, K. 2019/3580

Mirasbırakanın ödemeden aczi, ölüm tarihine göre belirlenir.

Mahkeme, ölüm tarihi itibarıyla tapu kayıtlarını, araç kayıtlarını, banka hesaplarını, vergi dairesi ve icra dosyalarını, varsa şirket ortaklıklarını araştırır; gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırır. Aktif ve pasif bu tarihe göre karşılaştırılır.

Hükmün kapsamı da sınırlıdır. Mahkeme, mirasçının murisin borçlarından genel olarak sorumlu olmadığına karar veremez; yalnızca terekenin borca batık olduğunu ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığını tespit eder.

Yargıtay 14. HD · 15.12.2020 · E. 2020/2641, K. 2020/8455

Hükmen ret davasında yalnızca terekenin borca batık olduğu ve mirasın hükmen reddedildiği tespit edilir. “Davacının murisin borçlarından sorumlu olmadığı” biçiminde bir tespit yapılamaz; hüküm bu yönden düzeltilerek onanmıştır.

05İki yolun karşılaştırılması

Gerçek retHükmen ret
DayanakTMK m. 605/1, 606, 609TMK m. 605/2
ŞartSüresinde beyanÖlüm tarihinde ödemeden âcizlik
SüreÜç ay — hak düşürücüSüreye tâbi değil
NiteliğiÇekişmesiz yargı işiMenfi tespit davası
Görevli mahkemeSulh hukukAsliye hukuk (değere bakılmaz)
Karşı tarafYokTereke alacaklıları
Terekenin durumuBorca batık olması gerekmezBorca batıklık şart
SonuçKütüğe kayıt, belge verilirTespit hükmü
Pratik seçim

Üç ay dolmamışsa gerçek ret her hâlde daha güvenlidir: borca batıklığı ispat etmek gerekmez, masrafı ve süresi çok daha azdır. Hükmen ret, süre kaçırıldığında ya da mirasçı durumu geç öğrendiğinde başvurulan yoldur.

06Ret hakkını düşüren davranışlar

TMK m. 610 — Ret hakkının düşmesi

“Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.”

İkinci fıkra, uygulamada zımnî (örtülü) kabul olarak anılır ve hükmen ret bakımından da kıyasen uygulanır. Terekeye sahiplenircesine müdahale eden mirasçı, sonradan borca batıklığa dayanamaz.

Zımnî kabul sayılan tipik davranışlar: tereke taşınmazını kendi adına tescil ettirmek, tereke malını satmak veya kendisine mal etmek, paylaşıma katılmak, tereke mallarını gizlemek. Buna karşılık terekenin korunmasına yönelik zorunlu işlemler — bozulacak malın satılması, acil onarım, cenaze giderlerinin karşılanması — ret hakkını düşürmez.

Veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermek tek başına mirası kabul anlamına gelmez; beyan bir vergi ödevidir. Aynı şekilde küçük tutarlı bir borcun ödenmesi de kendiliğinden kabul sayılmaz — mahkeme, davranışın olağan yönetimi aşıp aşmadığına bakar.

07Ret sonrası pay kime geçer

Bu bölüm, reddi mirasta en çok hak kaybına yol açan konudur.

TMK m. 611 — Mirasçılardan biri tarafından ret

“Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.

Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.”

Yani ret, borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca bir sıra aşağı taşır. Babasının borca batık mirasını reddeden kişinin payı, o kişi ölmüş gibi kabul edilerek kendi çocuklarına geçer. Çocuklar da reddetmezse borç onlara yönelir. Bu nedenle ret beyanı, altsoyun tamamı için — küçükler dâhil — ayrı ayrı yapılmalıdır.

Zincir şöyle işler:

  • Altsoyun tamamı reddederse, pay sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613). Eş de reddetmelidir.
  • En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse, miras alt zümreye geçmez; sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m. 612).

Son cümle önemlidir: tasfiyeden bir artık çıkarsa reddeden mirasçılar bundan yararlanır. Ret, terekenin olumlu bakiyesinden vazgeçmek anlamına gelmez; yalnızca kişisel sorumluluğu önler.

08Alacaklılar ne yapabilir

Ret, borçlu mirasçının alacaklıları için de sonuç doğurur. Malvarlığı borcuna yetmeyen bir kişinin kendisine düşen olumlu mirası reddetmesi, alacaklılarını zarara uğratabilir. Kanun buna karşı özel bir dava yolu tanır.

TMK m. 617 — Mirasçıların alacaklılarının korunması

“Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.

Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.”

Yargıtay 7. HD · 01.10.2024 · E. 2024/3179, K. 2024/4203

TMK m. 617’deki altı aylık hak düşürücü süre, reddin özel kütüğe kaydedildiği tarihten başlar. Alacaklı için mirasın reddedildiğini bilebilme imkânı ancak bu kayıtla doğar; ret beyanının mahkemeye yapıldığı tarihin esas alınması hukuka aykırıdır.

İkinci koruma, borca batık mirasbırakanın alacaklıları içindir. Ret hâlinde mirasçılar tamamen sorumsuz kalmaz:

TMK m. 618 — Ret hâlinde sorumluluk

“Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.

Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır.

İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.”

Bu hüküm, ölümden kısa süre önce malvarlığını çocuklarına aktarıp ardından mirasın reddedilmesini engeller. Sorumluluk alınan değerle sınırlıdır.

09Küçükler ve kısıtlılar adına ret

TMK m. 611 uyarınca pay altsoya geçtiğinden, küçük çocuklar adına da ret beyanında bulunmak çoğu zaman zorunludur. Ancak mirasın reddi, kanun koyucunun sıkı denetime bağladığı işlemlerdendir.

TMK m. 463/5

“Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir: (…) 5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması (…)”

Vesayet altındaki kişi bakımından tablo nettir: vasi, mirası reddetmek için önce sulh hukuk mahkemesinden (vesayet makamı), ardından asliye hukuk mahkemesinden (denetim makamı) izin almak zorundadır.

Velayet altındaki küçükler bakımından kanunda aynı açıklıkta bir hüküm bulunmamakla birlikte, uygulamada ana babanın çocuk adına yapacağı ret beyanı için sulh hukuk mahkemesinden izin alınması aranmaktadır. Mahkeme, çocuğun üstün yararı ölçütüyle terekenin durumunu değerlendirir. Ana baba ile çocuk arasında menfaat çatışması varsa çocuğa kayyım atanması gerekir.

Süre işlemeye devam eder

İzin süreci, TMK m. 606’daki üç aylık süreyi durdurmaz. İzin talebi ile ret beyanının birlikte ve gecikmeden yapılması, gerekiyorsa TMK m. 615 uyarınca süre uzatımının süre dolmadan istenmesi gerekir.

10Kontrol listesi

  • Ölüm tarihi ve sizin öğrenme tarihiniz belgeyle netleşti mi; üç aylık süre ne zaman doluyor?
  • Mirasçılık belgesi alındı mı, mirasçılar ve dereceleri çıkarıldı mı?
  • Ölüm tarihi itibarıyla tapu, araç, banka, vergi ve icra kayıtları sorgulandı mı?
  • Tereke gerçekten borca batık mı, yoksa olumlu bakiye mi var?
  • Terekeye ilişkin herhangi bir işlem yapıldı mı — tescil, satış, tahsilat, paylaşım?
  • Altsoyun tamamı ve gerekiyorsa sağ kalan eş için ayrı ayrı ret planlandı mı?
  • Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa mahkeme izni süreci başlatıldı mı?
  • Süre doluyorsa TMK m. 615 uyarınca uzatma talebi süresi içinde yapıldı mı?
  • Süre kaçtıysa hükmen ret için asliye hukuk mahkemesinde dava hazırlığı yapıldı mı?
  • Hükmen ret davasında husumet tereke alacaklılarına yöneltildi mi?

11Sık sorulan sorular

Reddi miras için üç aylık süreyi kaçırdım, hiç şansım yok mu?

Gerçek ret hakkı düşer, ancak mirasbırakan ölüm tarihinde borca batıksa TMK m. 605/2 uyarınca miras zaten reddedilmiş sayılır. Bu yol süreye tâbi değildir; asliye hukuk mahkemesinde tereke alacaklılarına karşı açılacak tespit davasıyla ileri sürülür.

Reddi miras yaparsam babamın emekli maaşından doğan ölüm aylığını kaybeder miyim?

Hayır. Ölüm (dul ve yetim) aylığı terekeye dâhil değildir; 5510 sayılı Kanun uyarınca hak sahipliği sıfatına bağlı bağımsız bir haktır. Mirası reddetmiş olmak, şartları taşıyan hak sahibinin ölüm aylığı almasına engel değildir.

Sadece ben reddedersem borç biter mi?

Hayır. TMK m. 611 uyarınca reddeden mirasçının payı, o kişi miras açıldığında sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer; yani çoğu zaman kendi çocuklarına. Ret, altsoyun tamamı için ayrı ayrı yapılmadıkça borç bir alt kuşağa iner.

Mirasın bir kısmını reddedip bir kısmını kabul edebilir miyim?

Hayır. TMK m. 609 uyarınca reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Kısmî ya da şarta bağlı ret geçersizdir. Tek istisna, TMK m. 614’teki sonra gelen mirasçılar yararına rettir.

Veraset ve intikal vergisi beyannamesi verdim, mirası kabul etmiş sayılır mıyım?

Beyanname vermek tek başına mirası kabul anlamına gelmez; bu bir vergi ödevidir. Ancak tereke malını kendi adına tescil ettirmek, satmak veya paylaşıma katılmak TMK m. 610/2 kapsamında zımnî kabul sayılır ve ret hakkını düşürür.

Hükmen ret davası nerede ve kime karşı açılır?

Görevli mahkeme, dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. Dava tereke alacaklılarına karşı açılır; hasımsız açılmışsa mahkemenin husumeti alacaklılara yönelttirmesi gerekir.

Reddi miras yapıldıktan sonra alacaklılar bunu iptal ettirebilir mi?

Yalnızca mirasçının kendi alacaklıları, borcuna yetmeyen malvarlığı olan mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddettiğini ileri sürerek TMK m. 617 uyarınca dava açabilir. Süre, reddin özel kütüğe kaydından itibaren altı aydır.

Yasal uyarı. Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık ya da vekâlet ilişkisi doğurmaz. Mirasın reddinde süreler hak düşürücüdür ve somut olayın koşullarına göre değişen sonuçlar doğurur. Terekenin borca batık olup olmadığı ölüm tarihi itibarıyla ayrıca incelenmelidir. Mevzuat ve içtihadın güncel hâli kontrol edilerek gecikmeden bir avukata danışılması gerekir.